II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI
len bir sorun olduğunu söyleyebiliriz. Dahası çocuğa karşı ayrımcı tavır o
kadar normal olarak algılanır ki genellikle görülmez dahi.
Oysa çocukların maruz kaldığı ayrımcılık ve/veya ayrımcılığa ilişkin algılarına dair araştırmalar, gündelik yaşamda çocukların sadece
yaşlarından dolayı pek çok ayrımcı, dışlayıcı muameleyle karşılaştığını göstermektedir. Gene çalışmalar çocukların, oldukça erken yaşlardan itibaren ayrımcı tutum ve davranışların farkına vardıklarını ortaya koymaktadır. Belli bir sosyal gruba mensubiyeti nedeniyle birine
uygulanan ayrımcılık çok küçük çocukların bile hemen farkına varabildiği bir ayrımcılık formu olarak belirir. Böylesi bir tavır, yani birinin
rengi ya da cinsiyeti yüzünden etkinliklerden dışlanması henüz okul
öncesi dönemde olan çocuklar için hiç adil görünmemektedir. Dahası
çalışmalar, ilkokul yıllarında çocukların daha birçok ayrımcılık türüne
dair farkındalık edindiğini ya da bunları deneyimlediğini göstermektedir (Brown; Bigler, 2005: 534). Bununla birlikte, sadece çocuk oldukları için sürekli olarak yaş ayrımcılığına maruz kalmaktadırlar. 2007
yılında İngiltere, İskoçya ve Galler’de yapılan bir çalışma, çocukların
gündelik yaşamlarında karşılaştığı ayrımcı davranış ve tutumları görmemizi sağlar. Söz konusu çalışmada, örneğin, ambulans çağrılarının
çocuk olmaları nedeniyle reddedildiğini, marketlere girmelerine izin
verilmediğini veya her hareketlerinin görevliler tarafından izlendiğini
ya da sıra onlarda olsa bile yetişkinlerden sonra hizmet alabildiklerini
öğreniyoruz. Çocuklar toplu taşımada yetişkinlerden farklı tutumlarla
karşılaştıklarından, yetişkinlere daha saygılı davranıldığından yakınmaktadır (Garnelas, 2007).
Benzer bir olaya ilişkin tanıklığımdan söz etmek isterim. Bir akşam
vakti durakta bekleyen minibüse bir kadın iki çocuğuyla bindi ve daha
küçük çocuğu kucağına alıp diğerini bir koltuğa oturttu, her biri için
ücreti de ödedi. Buna rağmen minibüs şoförü, çocuğu koltuktan kaldırmasını söyledi, “Birazdan insanlar binecek, benim arabamda olmaz öyle
çocuk oturacak büyükler ayakta duracak!” diye. Kadın iki çocuğuyla birlikte arabadan inip bir sonraki minibüsü beklemek zorunda kaldı. Başka bir örnekte ise sekiz yaşında bir çocuk, sokakta yürürken, metroya
inip binerken yetişkinlerin kendisine hiç saygı göstermediğinden, onu
görmüyormuş gibi davrandıklarından yakınmaktaydı. Yetişkin merkezli
154