IRKÇILIK VE AYRIMCILIK kurtulma dalgası dünyayı kasıp kavururken, sömürgeciliğin mirası hâlâ yankılanıyor." Dahası, Dünya Bankası ve IMF örneklerinde olduğu gibi yetmiş yıldan daha uzun bir süre önce zirveye çıkan ulusların; uluslararası kurumlardaki güç ilişkilerini değiştirmek için gerekli reformları, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyin'ndeki oy hakları ve Bretton Woods sistemi yönetimi konularında kafa yormayı reddetmektedirler. Guterres’in temelde söylediği şey; yüzyıllardır süren Avrupa sömürgeciliğinin adil olmanın dışında her şey olan uluslararası bir düzene ve devletler arasındaki ilişkilere yol açtığıdır. 1950’lerde, 60’larda ve 70’lerde resmi bağımsızlığa yol açan bir dekolonizasyon dalgası yaşansa da eski bağımsız devletler eski sömürgecilerle hâlâ eşit değildir; ancak evrensel insan hakları hukuku, uluslararası ilişkilere veya uluslararası düzenin eşitsizliklerine değinmemektedir. Örneğin; büyük ölçüde gelişmekte olan ülkelerde ucuz işgücü ve doğal kaynaklardan yararlanmaya dayalı bir küresel ekonomiye sahip olduğumuz gerçeğini ele almamaktadır. Devletler arasında başka birçok eşitsizlik söz konusudur. Bunun sosyal ve ekonomik haklar üzerinde derin bir etkisi vardır, ancak bu tür şeylere değinen evrensel bir insan hakları yasası yoktur. Irk ayrımcılığına karşı en kapsamlı uluslararası hukuk parçası olan IAOKİS Madde 1.2’de açıkça belirtilmektedir: “Bu sözleşme, bu sözleşmeye taraf devlet tarafından vatandaşlar ve vatandaş olmayanlar arasında yapılan ayrımlara, istisnalara, kısıtlamalara veya tercihlere uygulanmayacaktır.” Yani sözleşme, yalnızca devletlerin kendi sakinlerine nasıl davrandığına bakarak uygulanır, ancak devletlerin diğer devletlere nasıl davrandığı veya örneğin, bir devletteki çokuluslu şirketlerin başka bir devletteki işçi hakları üzerinde nasıl bir etkiye sahip olabileceği hakkında söyleyecek hiçbir şeyi yoktur. Bu mesele evrensel insan hakları hukukunda ele alınmamaktadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 28. maddesi “Herkesin, bu bildirgede yer alan hak ve özgürlüklerin tam anlamıyla hayata geçirilebileceği bir sosyal ve uluslararası düzene sahip olma hakkı vardır” der. Ancak, bu uluslararası düzene insan hakları perspektifinden hitap edecek evrensel insan hakları yasaları henüz geliştirilmiş değildir. Bununla birlikte, bir uluslararası hukuk belgesi olmayan, antlaşma niteliği taşımasa da çok önemli olan bir evrensel insan hakları belgesi vardır: 2001’de Güney Afrika’da düzenlenen 3. Dünya Irkçılıkla Mücadele Konfe33

Hedef paragraf seç3