VATANDAŞ OLMAYANLARA YÖNELIK AYRIMCILIK
göçmenler sınırda sıklıkla çocuklarıyla hareket halindedir. Bu yorum
eğer siz çocuğunuzla sınıra gelirseniz, sizi hem çocuğunuzdan ayırmamak ad��na hem de çocuğunuzun varlığı nedeniyle devletlerin size karşı bir göçmen olarak fazladan sorumlulukları olduğunu anlatmaktadır.
Çocukların ne kendilerinin ne de ebeveynlerinin mülteci, sığınmacı,
vatansız, düzenli veya düzensiz göçmen kısacası göçle ilgili statülerine bakılmaksızın bu yorumda geçen ilkeler uygulanacaktır. Çocuklu bir
göçmenin sınırdan kabul edilmemesi, sığınma hakkına erişimin engellenmesi anlamında Çocuk Hakları Komitesi önüne taşınabilir bir vaka
olacaktır ve buna transit alanlar da dahildir. Havaalanında bir odaya
kapatılmanız ya da transit bir bölgede tutulmanız da aynı sonucu doğuracaktır. Bununla ilgili, Tom Hanks’in başrolünde oynadığı bir filmde,
oyuncu transit bir bölgede uzun süre kapalı kalıyor ve bir türlü oradan
çıkamıyordu. Bizde de buna benzer olaylar yaşayan çok fazla sığınmacı
vardır ama alternatif medyada bile haber olmamaktadır. İşkence Sözleşmesi toplu sınır dışını yasaklar aslında ve bizde de uygulanabilir.
Entegrasyon çok ciddi bir meseledir. Kalıcı hukuki bir statüye ve
haklara sahip olmak demektir. Bununla ilgili Kadınlara Karşı Her Türlü
Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne ve Avrupa Konseyi’nin İstanbul
Sözleşmesi’ne bakılabilir, çünkü sözleşmede göçmen ve mülteci kadınlarla ilgili hükümler ve madde yorumlar bulunmaktadır.
İnsan hakları mekanizmalarını kullanarak biz özneler aslında hak
alanında bir hareket yaratabiliriz. İnsanları toplu olarak bu mekanizmaları kullanmaya yönlendirip, bir şekilde devletleri baskı altına alabiliriz.
Bu mekanizmaların bireysel olarak kullanıldığında işe yaradığını, yarayacağını düşünmüyorum. Bizim barış akademisyenleri olarak yaptığımız
başvurular örneğin, kabul edildi, üzerinden çok uzun zaman geçti ama
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde herhangi bir hareket söz konusu
olmadı, çünkü bütün bu kurumlar gerçekten siyasidir ve buralara seçilip
atananlar her ülkenin temsilcisidir. Birleşmiş Milletler’in kendisi de çok
siyasidir. Güvenlik Konseyi’nden çıkan kararları biliyoruz. Sonradan izleme amaçlı bir İnsan Hakları Konseyi oluşturuldu. En son Rusya’nın
Suriye’de işlediği suçlara rağmen seçildiğini gördük; Suudi Arabistan
ise aday olabildi, seçilemedi. Bunun sebebi Türkiye’de işlenen Kaşıkçı
cinayeti nedeniyle protesto edilmesiydi. Çin de seçilen ülkelerden oldu.
131