II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI
Etik İlkeler
Aslında gazetecilerin nefret dilinden uzaklaşması için etik ilkeler oluşturma çabaları 1990’ların sonundan itibaren yoğunlaştı. 1998’de kabul
edilen Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde ayrımcılık ve nefret söylemi, “Gazetecinin Temel Görev ve İlkeleri” başlığı altında ayrımcılık konusuna yer verilmişti.
Bildirgenin 2016’da güncellenen versiyonunda geliştirilerek ekleriyle birlikte “Gazeteci milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, cinsel kimlik,
cinsel yönelim, dil, din, mezhep, inanç, inançsızlık, sınıf, dünya görüşü
ayrımcılığı yapmadan tüm uluslar, halklar ve bireylerin haklarını tanır,
saygı gösterir” haline getirildi.
Kadınlara yönelik ayrımcılık da “İnsan hakları odaklı habercilik ve
gazetecinin davranış kuralları” başlığı altında düzenlendi. Nefret söylemi konusunda ilk bildirgede sadece “İnsanlar, topluluklar ve uluslar
arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır” demekle yetinilirken, güncellenen metinde nefret söylemi ve nefret suçu iki ayrı
maddeye dönüştürüldü.
Bildirgenin ardından bazı medya gruplarının hazırladığı habercilik
kılavuzları ve yayın ilkeleri metinlerinde de ayrımcılık ve nefret söylemi
konusunda gazetecilere uyarı niteliğinde kurallar getirildi. Maalesef yılların evrensel gazetecilik deneyimlerinden damıtılarak oluşturulan bu
ilkeler, ayrımcılık ve nefret söyleminin –yok olmasını, bitmesini diyemiyorum– azalmasını sağlayamadı.
Nefret Söyleminde Artış
Medyada Nefret Söylemi İzleme Projesi’nin raporları, medyanın nefret
söylemi ve ayrımcılıktan arınmak yerine yıllar içinde daha da kirlendiğini ortaya koymaktadır. 2012 yılında çıkan nefret söylemi içeren köşe
yazısı ve haber sayısı 313 iken bu sayı 2018’de 4.839’e ulaşmıştır. Altı yıl
içerisinde meydana gelen bu artış çok yüksek ve ürkütücüdür.
Yıllar itibariyle baktığında nefret söyleminin yerel medya ve haberlerde oransal olarak daha çok arttığı dikkati çeker. Ama mayıs-haziran-temmuz-ağustos aylarına ilişkin 2012 ve 2019 raporlarını karşılaştırdığımızda yaygın medyada da artış olduğu ortaya çıkar. 2012’nin
Mayıs-Ağustos aylarında Sözcü ve Hürriyet’te içeriğinde nefret söylemi
40