AYRIMCILIK, NEFRET SÖYLEMI VE MEDYA
bulunan birer haber/yazı yayımlanırken, 2019’un aynı aylarında yaygın
medya kuruluşlarından Sözcü’de 29, Karar’da 16, Akşam’da 17, Hürriyet’te 10, Cumhuriyet’te 9, Sabah’ta 8 nefret söylemi içerikli haber/yazı
yayımlanmıştır.
Bu sayılar, nefret söyleminin bu kısa zaman dilimi içerisinde medyada ne kadar yayıldığını göstermesi açısından kayda değerdir. Nefret
söylemi üreten medya kuruluşları sıralamasında ilk beşte Milli Gazete,
Yeni Akit, Ortadoğu, Yeniçağ, Yeni Mesaj yer almıştır. Bu sıralamadaki
gazeteler 2019’da pek fazla değişmemiştir; ilk beşte yine Yeni Akit, Diriliş Postası, Yeniçağ, Milli Gazete ve Milat gazeteleri sıralanmıştır.
Ayrımcılıkta Artış
Ayrımcılık ve nefret söyleminin hedefi olan toplumsal gruplar 2012’de
Ermeniler, Hıristiyanlar, Yahudiler, Rumlar, Kürtler, Yunanlardır. 2019’da
Kürtler ve Aleviler bu listeden çıkmış, onların yerine Suriyeliler eklenmiştir. 2019 Mayıs-Ağustos raporunda nefret söyleminin hedef aldığı
toplumsal gruplar şöyledir: “Suriyeliler, Rumlar, Yunanlar, Yahudiler,
Ermeniler, İngilizler, Hıristiyanlar, Sırplar, Batılılar, Fransızlar, Ruslar,
gayrimüslimler, Suudiler, mülteciler, ateistler, Budistler.”
Nefret Söylemi İzleme Projesi raporlarında kadınlar ve eşcinseller
ilk sıralarda yer almamaktadır. Son yıllardaki raporlarda LGBTİ+'lara
(lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) yönelik ayrımcı ve nefret
söylemi içeren yazı ve haberlerin sayısının daha az çıkmasının medyadaki görünürlüklerinin azalmasından kaynaklanıyor olabilir. Kaos-GL’nin on iki yıldır hazırladığı Medya İzleme Raporlarında medyada
LGBTİ+'larla ilgili metinlerdeki ayrımcılık ve nefret söylemi oranlarında büyük artış olduğu ortaya koyulmuştur. 2019 İzleme Raporu’nda şu
değerlendirme yapılıyordu:
“2019 yılı yazılı basında LGBTİ+ kimlik ve varoluşunun ‘suç’ olarak
gösterildiği bir yıl oldu. Yazılı basında ayrımcı dil çok sık biçimde kullanıldı. Metinlerin yarısı ayrımcıydı. 2018 yılında ayrımcı dil oranı yüzde
34 iken, 2019’da dramatik bir artışla bu oran yüzde 50’ye yükseldi.
Sistematik olarak LGBTİ+ etkinliklerinin hedef gösterilmesi, etkinliklerin yasaklanması için basın yoluyla çağrı yapılması, etkinlik yasaklarının meşrulaştırılması bu artışın sebebi olarak görülebilir. Basının,
41