AYRIMCILIK, NEFRET SÖYLEMI VE MEDYA
şartların yerleşmesine, diğer bir söyleyişle ırk ve ırkçılığın araçları belirli söylem alanlarına yerleşmeye ve bu bağlam içinde bulunan sosyal
ilişkilere ihtiyaç duyar (Back ve Solomos, 2001: 24).
Irkçılığın söylemsel niteliğine vurgu yapan Teun A. van Dijk da söylemsel olarak üretilen bugünkü ırkçılığın en önemli karakteristiklerinin,
onun taşıdığı geniş anlamla ilişkili olduğunu ileri sürer ve bu içeriği “etnisizm” kavramı yerine ırkçılık kavramıyla açıklayacağını belirtir. Van
Dijk ırkçılık kavramının hem daha yaygın olarak kullanıldığını, hem de
inkâr edilse de açıkça ve görünür bir şekilde bizden farklı olanları tanımlamak için bir ölçüt olarak etkisini, güncelliğini sürdürdüğünü ifade
etmektedir (Dijk: 2005:2). Artık farklılıklar genetik olarak değil kültürel
olarak ortaya koyulmakta ve kültürel farklılıklar da ırkçılık olarak adlandırılmaktadır (Matheson, 2005:139).
Yeni ırkçılık “devleti ele geçirmekten çok toplumu ele geçirmeyi” isteyen ve amaçlarını buna göre belirleyen bir özellik gösterir. Bu niteliği
nedeniyle dilsel ve söylemsel pratikler aracılığıyla yapılanmaktadır ve
ona katılım, onun “ideolojisine değil, diline” katılmaktır (Aydınkaya, 2008:
25). Dolayısıyla yeni ırkçılık günümüzde “iletişim ideolojisi, haberleşme
performansı ve kendini ifade değerine” dönüşmüş durumdadır (2008: 29
-31). Dilin, söylemin ve iletişim politikalarının yeni ırkçılığa nasıl aracılık
ettiğinin ortaya çıkarılması bu açıdan daha da önemli hale gelmiştir.
Sıradan ve kolayca anlaşılabilen ve bu nedenle herkese ulaşabilen
bir dil kullanmaya özen gösteren yeni ırkçılık günümüzde bir “temsil”
sistemi olarak kendini var etmekte ve “göz merkezli ideoloji” olarak “arzu”lara seslenmektedir. Bir temsil sistemi olarak kendini kuran ırkçılık
da temsil ettiği şeylerin arzulanmasına ilişkin bir fantezinin kurulmasına aracılık ettiği için, “bir yaşam biçimi, bir rahatlama, stres atma ve
kendine gelme” biçimi olarak da tanımlanabilir (Aydınkaya, 2008: 47).
Görüntüler, törenler, resmigeçitler, müsamereler bu amaçla kurgulanmakta ve en önemlisi de görüntüleme, montajlama gibi teknolojik nitelikleri nedeniyle medya, yeni ırkçılığın üretilmesinde ve yayılmasında
önemli bir varlık alanı olarak merkezi bir rol oynamaktadır.
Yeni ırkçılığın esnek niteliği yanında medya teknolojilerinin bugün
sahip olduğu özellikler yeni ırkçı söylemlerin niteliğinin mecra değiştikçe değişmesine de imkân vermektedir. Örneğin, “bir yaşam biçimi, bir
53