C. Kendi Kaderini Tayin 26. Demokratik seçim kavramının, temel bir ilkle olan kendi kaderini tayin hakkına dayandığı söylenebilir. Kişisel ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 25. Maddesinde sıralanan katılım hakkı, farklı olmakla beraber, halkların kendi kaderini tayin hakkı ile bağlantılıdır. Kendi kaderini tayin hakkı, Birleşmiş Milletler Antlaşması (1. Madde (2)) ve Kişisel ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin ortak olan 1. Maddesince düzenlenmektedir.29 İnsan Hakları Komitesi, Kişisel ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 25. ve 27. (azınlık haklarına ilişkin) maddelerinin 1. maddeden farklı olduğunu vurgulamıştır.30 Antlaşma, özerk olmayan ve vesayet altında bulunan bölgelere ilişkin olarak kendi kaderini tayin hakkının önemini daha da vurgulamaktadır (73. (2) ve 76. (2)) maddeler). Kendi kaderini tayin hakkının koşullara bağlı olarak dış ve iç olmak üzere iki boyutu vardır. Dışsal kendi kaderini tayin, halkların bağımsız olma ve kendi politik statüsünü belirleme hakkına işaret ederken, içsel kendi kaderini tayin hakkı bir devlet içindeki halkların herhangi bir dış müdahale olmaksızın kendilerini yönetme hakkı ile ilgilidir. Halkların öncelikle bağımsız olmaları ve kendi politik statülerini özgürce belirleyebilmeleri gerekmektedir (Kişisel ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme, Md. 1). Bir devlet veya devlet içinde bir topluluk oluşturmalarının ardından özgür bir şekilde temsilcilerini seçebilir ve katılma haklarını kullanabilirler (A.g.y., Md. 25). Bu doğrultuda, İnsan Hakları Komitesi 25. Maddeyi 1. Maddenin ışığında yorumlamıştır.31 D. Ön Koşul Haklar 27. Elverişli bir insan hakları ortamı, özgür ve gerçek seçimlerin gerçekleştirilebilmesi için hayati öneme sahiptir. Ortama hakim olan atmosfer insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösteren bir atmosfer olmalıdır. Bilgi edinme hakkı, barışçıl toplanma özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, ayrımcılığa uğramama hakkı ve katılıma eşit erişim de dahil olmak üzere düşünce ve ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, bunların yanı sıra kişi güvenliği hakkı, adil yargılanma ve etkili bir hukuk yoluna başvurma hakkı ve eğitim hakkı gibi bir dizi önkoşul hak ve özgürlük seçim süreçleri bağlamında ek önem kazanmaktadır. Bu ön koşul haklar takip eden 3. Bölüm’de ele alınmaktadır. 29. Bkz. İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No. 12 (1984). 30. İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No. 25 (1996), para. 2 ve Genel Yorum No. 23 (1994), para. 3.1. 31. İnsan Hakları Komitesi yerli halkların siyasi katılma hakkını kendi kaderini tayin hakkı ışığında yorumlamıştır. Bkz. Sanila-Aikio v. Finlandiya (CCPR/C/124/D/2668/2015), para. 6.11, Komitenin Sami halkının siyasi katılma hakkı hakkında “yazarın [Kişisel ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşmenin] 25. Maddesi kapsamındaki haklarının, kendi başına ve 27. Madde ile beraber okunduğunda ve Sözleşme’nin 1. Maddesi ışığında yorumlandığı şekliyle ihlal edildiğine” hüküm verdiği dava. 12

Hedef paragraf seç3