Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar olabileceğini belirtmiştir. Mahkeme Sözleşmenin 2. Maddesinin esasa yönünden ihlal edilmediğine hükmetmiştir. 135. Buna karşın, Güleç / Türkiye (1998, § 71) davasında Mahkeme, başvurucunun oğlunun bir gösteri sırasında makineli tüfekle öldürüldüğü durumu ele almıştır. Mahkeme, Madde 2 kapsamında güç kullanımı gerekçelendirilebilecek olmasına rağmen, hatta güç kullanımının haklı olduğu durumlarda dahi, amaç ve araçlar (yani, konuşlandırılan silah türleri) arasında denge kurulması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, hali hazırdaki davada olduğu gibi, Devlet temsilcilerinin sadece öldürücü silahlarla donatılmalarının akıl dışı ve kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.10 136. Benzer şekilde Şimşek ve Diğerleri/Türkiye (2005, §§ 104-133) davasında Mahkeme, polis memurlarının öncelikle göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ya da plastik mermi gibi daha az hayati tehlike yaratan yöntemlere başvurmadan göstericilere doğrudan ateş açmalarının, 2. Maddenin esas yönünden ihlali olduğu sonucuna varmıştır. Ayrıca, Nagmetov / Rusya ([BD], 2017, § 45) kararında, bir kişinin doğrudan hedef alınarak atılan göz yaşartıcı gaz bombasıyla öldürülmesi, 2. Maddenin ihlaline yol açmıştır (ayrıca bkz. Ataykaya / Türkiye, 2014). 137. 2. Madde protestoya katılanların yaşam hakkını protesto bittikten sonra bile korumaya devam eder. Gülşenoğlu / Türkiye (2007) davasında Mahkeme, bir protestocunun polis karakoluna götürüldükten sonra kendisini gözaltına alan polis memuru tarafından kafasının arkasından vurularak öldürülmesinden dolayı 2. Madde ihlali bulmuştur. 138. Isaak / Türkiye (2008, §§ 110-115) davasında, maktul, bir gösteriye katılmış ve tampon bölgede izole halde ve silahsızken beşi üniformalı polis memuru, 15-20 kişilik bir grup tarafından öldüresiye dövülmüştür. Maktul izole edilmiş bir gösterici olduğu ve saldırı sırasında silahsız olduğu için Mahkeme, güç kullanımının “kesinlikle gerekli” olmadığına ve gözetilen amaçla açıkça orantısız olduğuna hükmetmiştir. 139. Mahkeme ayrıca, gösterileri kenardan takip eden kişilere aşırı güç kullanıldığı durumlarda da 2. Madde ihlali tespit etmiştir. Andreou / Türkiye (2009) davasında başvurucu göstericilerle silahlı güçler arasındaki şiddetli çatışmada, hayati tehlike sonucu doğuracak şekilde mermi ile vurulmuştur. Mahkeme göstericilerin sopa ve demir çubuk taşımaları ve polise taş atmalarına rağmen, o şekilde ateş açmanın göstericiler ve kenarda duran kişilerde ciddi yaralanmalara yol açabileceğine dikkat çekmiştir. Mahkeme, ayrıca, görgü tanıklarının açılan ateşin tamamen haksız olduğu ve hatta öncesinde uyarı atışı yapılmadığına dair ifadelerine de önem vermiştir. Buna ek olarak Mahkeme, başvurucu silah taşımadığı ya da şiddet içeren davranışları olmadığı için başvurucunun vurulmasının “bir kimsenin yasadışı şiddete karşı korunması” ya da “kesinlikle gerekli” olarak gerekçelendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla Mahkeme, Sözleşmenin 2. Maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. B. Usul yönü11 140. Şimşek ve Diğerleri / Türkiye (2005) davasında, başvurucuların yakınları bir gösteri esnasında polis tarafından öldürülmüştür. Mahkeme, yetkili makamların ölümle sonuçlanan durum ve koşullara yönelik hızlı ve yeterli bir soruşturma yürütmede başarısız kaldığı ve yerel mahkemelerin hiçbir aşamada yetkililerin operasyon yürütülmesindeki kusurları ile göstericileri dağıtırken orantılı güç kullanımını 10 Ayrıca bkz. İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (Ağustos 2019), United Nations Human Rights Guidance on LessLethal Weapons in Law Enforcement, § 1.1. 11 Bkz. Bölüm IV Guide on Article 2 of the European Convention on Human Rights: Right to life. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 25/43

Hedef paragraf seç3