alandaki büyük bir boşluğu kapatmada önemli bir rolü olacağı düşünülmektedir. Bunun yanı
sıra, adalete erişimin etkin bir şekilde sağlanması ile diğer hakların uygulamaya geçirilmesi
arasındaki bağ ve engelli bireylerin Türkiye’de sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyi bakımından
dezavantajlı gruplar arasında yer aldığı da dikkate alındığında, bu saha çalışmasının yeni
tartışmalara ve bu alanda atılacak olumlu politikalara destek olması beklenmektedir.
METODOLOJİ
Bu çalışmada adalete erişim kavramı, adalete erişim kavramının dar anlamı olan özellikle
dezavantajlı grupların sadece adli mekanizmaların işleyişi ve bu mekanizmalara erişim
düzeyine değil; ancak bu grupların haklarını öğrenme, talep etme ve uygulamaları konusunda
da kapasitelerini artırmayı hedefleyen bir hukuki güçlendirme yöntemini de içerecek şekilde
ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışmada gerek odak grup toplantıları ve derinlemesine
görüşmeler, gerekse de anket çalışmalarında hazırlanan sorular, görüşmecilerin hakları ile hak
arama mekanizmaları konusunda ne kadar bilgi sahibi oldukları ve hangi kanallardan bilgi ve
destek aldıklarını da öğrenmeye yönelik hazırlanmıştır.
Türkiye’de engellilerin adalete erişimi konusunda yapılmış bir saha araştırması bulunmamaktır,
bu nedenle bu çalışma, kendi alanında bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu bağlamda yapılan
saha araştırması ile alanda yapılabilecek araştırmalara temel veri sağlanması, yapılacak benzer
araştırmalara öncülük etmesi ve karşılaştırma yapılabilecek veri sunulması hedeflenmiştir. Saha
araştırmasının öncelikli hedefleri şunlardır: Engelli bireylerin adalete erişiminin önündeki yasal
mevzuat ve pratik uygulamalardan kaynaklanan bariyerlerin belirlenmesi, farklı cinsiyet ve
ihtiyaç sahibi engelli bireylerin adli ve adli olmayan mekanizmalara erişim düzeylerinin ortaya
çıkarılması ve engelli bireylerin adalete erişim haklarının desteklendiği ve ihlal edildiği
alanların tespit edilmesidir.
Çalışma, ‘Örgütlü engelliler adalete erişimde ne gibi sorunlarla karşılaşıyor?’ sorusu
çerçevesinde hazırlanmıştır. Soruda örgütlülük herhangi bir kurumun üyesi olmayı ifade
etmektedir. Üyelik kavramı aktif ya da pasif üye olmak üzere ikiye ayrıştırılmamıştır. Engelli
bireylerin hak arama mekanizmalarını kullanma oranlarının düşük olduğu da dikkate
alındığında, bu çalışmada görece hak perspektifi olan engelli bireylerin adalete erişim
konusundaki seviyenin ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu bağlamda engelli bireylerin
tümüne dair veri sunma iddiasında bulunmamakla birlikte, genel duruma ilişkin fikir verebilme
imkanı sunmaktadır. Araştırma Türkiye’de engellilik alanında hak temelli çalışan örgüte üye
bireyler ve bu kurumları temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler
ışığında kurgulanmıştır. İllerin seçiminde coğrafi çeşitliliğin sağlanması gözetilmiştir.
Çalışmanın yapılacağı iller olarak: İstanbul, Van, Diyarbakır, Mersin, İzmir, Trabzon, Ankara
belirlenmiştir.
Çalışmanın gerçekleştirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarından bir tanesi de, alanda çalışan
engelli sivil toplum örgütlerinin pek çoğunun yardım odaklı çalışması olmuştur. Örneklem
belirlenirken hak temelli çalışan örgütler olmasına dikkat edilmiştir. Belirlenen illerde bulunan
ve engellilik alanında çalışan kurumlar ilgili il dernekler müdürlüklerinin verilerinden
faydalanılarak çıkartılmıştır. İlgili illerde engellik alanında çalışan sivil toplum örgütü sayısı
2