699’dur. Örneklem ise, yardım odaklı çalışan dernekler dışındaki STÖ’ler arasından hak temelli
çalışan kurumların tespit edilmesiyle belirlenmiştir. Belirlenen illerde bulunan hak temelli
çalışan STÖ’lerin dağılımı gözetilerek hangi ilde kaç STÖ temsilcisiyle görüşüleceğine karar
verilmiştir. Belirlenen 21 STÖ temsilcisi ve bu kurumlara ya da faklı STÖ’lere üye olan 306
engelli birey ve/veya yakını ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır.
Türkiye’de yaşayan engelli bireylerle ilgili net ve ayrıştırılmış istatistiğin olmaması çalışmanın
başında karşılaşılan en önemli sorun olmuştur. Çalışmada örneklemi oluşturabilmek amacıyla
2013 yılına ait Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve 2011 yılına ait Türkiye İstatistik Kurumu
(TÜİK) verileri kullanılmıştır. Bakanlığın verileri Ulusal Engelliler Veri Tabanına (ÖZVERİ)
dayanmaktadır, dolayısıyla Engelli Sağlık Kurulu Raporu alan engelli bireyleri kapsadığı için
Türkiye genelindeki engelli nüfusa ilişkin sağlıklı veri sunmamaktadır. Engelli bireylere ilişkin
TÜİK tarafından paylaşılan en güncel veri ise 2011 yılına aittir. Çalışmada söz konusu iki
kurumun verisi oranlanarak engelli bireylerin illere dağılımı ve nüfusa oranları tespit edilmiştir.
Görüşme yapılacak STÖ üyesi kişilerin illere ve engel gruplarına göre dağılımı da bu veriler
üzerinde belirlenmiştir. Görüşmeciler belirlenirken cinsiyet dağılımında eşitlik gözetilmiştir.
Kurum temsilcilerine ve üyelerine sorulmak üzere farklı anketler hazırlanmış, saha çalışmasıyla
elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir.
Yüz yüze anket çalışmasıyla, engelli bireylerin haklarına ilişkin çalışan örgütlerin ve üyelerinin
genel olarak engelli haklarına ve hak ihlaline uğramaları durumunda başvurabilecekleri adli ve
adli olmayan mekanizmalara ilişkin bilgileri ve erişim düzeyleri, uygulamada karşılaşılan sorun
alanları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında ayrıca odak grup toplantıları ve
derinlemesine görüşmeler de gerçekleştirilmiştir. İki tane odak grup toplantısı yapılmıştır.
Birinci odak grupta farklı illerden bir araya gelen ikisi görme engelli olmak üzere 6 kişi de
avukat yer almıştır. İkinci grupta yer alan 8 kişinin 6’sı avukat 2’si ise işaret dili tercümanıdır.
Odak gruplara davet edilen avukatlar, bulundukları illerde engelli haklarıyla ilgilenen ve/veya
baroların adli yardım komisyonlarında yer alan avukatlardır. Odak grup toplantılarıyla bir
anlamda masanın öbür tarafında olan bireyler gözünden engellilerin adalete erişimlerinde
yaşanan sıkıntılar ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Hak arama sürecinde engelli bireylerin
karşılaştıkları sorunların ilk elden hikâyeleri toplanmak amacıyla saha araştırmasına katılan
engelli bireyler arasından hak ihlaline uğramış ve adli ya da idari başvuruda bulunarak adalete
erişimle ilgili süreçlerden geçmiş engelli bireyler arasından seçilen 7 kişi ile yarı yapılandırılmış
görüşme gerçekleştirilmiştir.
Engellilik alanında hak temelli çalışan sivil toplum örgütü temsilcileri ve üyeleriyle yapılan yüz
yüze anket çalışmaları, odak grup toplantıları ve hak arama yöntemlerini kullanan engelli
bireylerle yapılan derinlemesine görüşmeler bir arada değerlendirilerek analiz edilmiştir.
Çalışma bireysel görüşmeler ve kurum temsilcileriyle görüşmeler olarak ikiye ayrılmıştır. İlgili
bölümler odak grup toplantılarında gerçekleşen tartışmalar ve/veya derinlemesine
görüşmelerden elde edilen verilerle desteklenmiştir. Böylece Türkiye genelinde engelli
bireylerin adalete erişimle ilgili bütünlükçü bir tablo ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
Saha araştırması Türkiye mevzuatında engellilerin adalete erişimlerine ilişkin mevzuat
taramasının sonuçları ile birlikte rapor haline getirilmiştir. Mevzuat taraması ile uluslararası
3