Gösterge 2: Yargı Birimlerinin Erişilebilirliği 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun tanımlar başlıklı 3. Maddesinin f bendinde “erişilebilirlik” : “Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması” şeklinde tanımlanmıştır. Erişilebilirliğin etkinleştirilmesi için gerekli olan “makul düzenleme” nin gerçekleştirilmesi için de aynı maddenin j bendinde: “ Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”n alınması şeklinde tanımlanmıştır. Bu bağlamda Kanun’un 7. Maddesinde Devlet kamu hizmetinin sunulduğu tüm alanlarda erişilebilirliği sağlama yükümlülüğü altına girmiştir. Bu nedenle adalet sistemimiz içerisinde hizmet sunan tüm adliyeler, karakollar, savcılık birimleri ve ceza evlerinin fiziki olarak erişilebilir olması da kanuni bir zorunluluktur. Ancak birçok hizmet binası için engellilerin öznel ihtiyaçlarını gözeterek erişilebilir hale getirilme süreci henüz tamamlanmamıştır. En önemlisi etkin duruşmaların takibi hususunda engellilere yönelik alınacak tedbirleri içeren herhangi bir düzenleme yoktur. Örneğin işitme cihazı kullananlar için indüksiyon döngü sisteminin bulundurulması, görme engellilerin duruşma zaptını takip edebilmeleri için gerekli teknolojik altyapının oluşturulması, yine görme engellilere gerekli durumlarda betimleme yapabilecek bir mahkeme görevlisinin bulundurulması(özellikle keşif sırasında),fiziksel engellilerin duruşmalarına gelip gitmesini kolaylaştıracak servis hizmetlerinin sağlanması gibi tedbirler engellilerin mahkemelerle aralarındaki bariyerleri ortadan kaldırabilecektir. Ceza evlerinde hükümlü ya da tutuklu olarak kalan engellilerin öznel ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetler ve uygun altyapı oluşturulmaması “işkence ve kötü muamele “ suçunun dahi oluşmasına elverişli bir ortamın doğmasına neden olabilmektedir. Cezaların infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Hapis Cezalarının İnfazında Gözetilecek İlkeleri düzenleyen 6. Maddesinin b ve f bentlerinde cezanın infazın hakkında insan onuruna saygının korunması ve yaşam hakkı ile vücut ve ruh bütünlüğünü koruma ilkelerinin gözetilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. *5275 sayılı Kanun Madde 6/b : Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. 67

Select target paragraph3