İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi
manın başlamasındaki gecikmelerin ‘gereksiz’ olup olmadığını değerlendirirken
dikkate alınması gereken pek çok şey vardır. Tarafların hazırlaması gereken yığınla delil (kanıt) mi var? Sanık tutuklu mu yargılanıyor? Eğer öyleyse, bu dava
bir an önce görülmelidir ve tutuksuz yargılananlara göre öncelik verilmelidir.
Yaşanan gecikmeler sanıktan mı kaynaklanıyor? Örneğin, bir süreliğine kaçtı
mı? Tanık beyanlarının tazeyken alınması için duruşmanın suçun işlendiği iddia
edilen tarihten itibaren makul bir sürede yapılması gerektiği halde normal koşullarda sanığın ilk suçlandığı tarihten itibaren geçen süreye bakılarak gereksiz
gecikme olup olmadığına karar verilir.
Sanığın 6 aydan fazla tutuklu yargılanmasına neden olan gecikmeler kaygı
vericidir. Bir yıldan fazla tutuklu yargılanmak büyük ihtimalle kuralın ihlali
anlamına gelir. Ne yazık ki kesin bir uluslararası standart yoktur. Türkiye hukuk sisteminde, yargılamanın mümkün olduğunca en kısa sürede tüm deliller
toplanarak karara bağlanması öngörülmektedir. CMK’ya göre kovuşturma esnasında sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine veya
re’sen mahkeme kararı ile verilir ve mutlaka gerekçelendirilmelidir. Tutukluluk
süresi ise ağır ceza mahkemesinde yargılanmayı gerektirmeyen suçlarda en fazla bir yıldır. Zorunlu hallerde altı ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinde
yargılanmayı gerektiren suçlarda ise en fazla iki yıldır. Ne var ki toplam geçen
tutukluluk süresi üç yılı geçmeyecek şekilde uzatılabilir.
CMK Madde 101
(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine
sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe
gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere
yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki
bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
23
İnsan Hakları Aktivistleri İçin Dava İzleme Rehberi.indd 23
27.05.2017 17:34