Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.” şeklindedir. Anayasa’daki bu düzenleme insan hakları sözleşmeleri ile uyumludur.
Toplantı ve gösteri hakkı 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu’nda
(TGYK) düzenlenmektedir. TGYK, idareye hakkın kullanımına ilişkin olarak; toplantı/
gösteri yürüyüşü yer ve güzergahı belirlemekten ertelenme ve genel yasaklama kararları
almaya kadar uzanan geniş yetkiler vermektedir. Kanunda idarenin bu yetkileri keyfi
kullanmasını önleyecek herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.
2911 sayılı kanunun 17. maddesi şu şekildedir; “Bölge valisi, vali veya kaymakam;
millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı
aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması
hâlinde yasaklayabilir.”
Kanunun 19. maddesi ise şu şekildedir; “Bölge valisi; millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla bölgeye dâhil illerin birinde veya birkaçında ya da bir ilin bir
veya birkaç ilçesinde bütün toplantıları bir ayı geçmemek üzere erteleyebilir. Valiler de aynı
sebeplere dayalı olarak ve suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması hâlinde;
ile bağlı ilçelerin birinde veya birkaçında bütün toplantıları bir ayı geçmemek üzere yasaklayabilir. Yasaklama kararı gerekçeli olarak verilir. Kararın özeti yasaklamanın uygulanacağı yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilir. Ayrıca, İçişleri Bakanlığına bilgi verilir.”
İlgili maddelerde yer alan ve mülki idarenin belirli bir toplantı ve gösteriyi ertelemesi, yasaklaması ya da toplantı ve gösteriler için süreli yasaklama kararlarının gerekçesi
sayılan “millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel
ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacı” gibi ifadeler pratikte
idarenin takdir yetkisini sürekli olarak yasaklama ve ertelemeden yana kullanması sonucunu doğurmaktadır.
Örneğin; kanunun 19. maddesinde süre konusunda “bir ayı geçmemek üzere” ibaresi
ile bir kısıtlama getirilmesine rağmen yasaklama kararlarının yıl içinde en fazla kaç defa
tekrarlanabileceğine dair hüküm bulunmaması, bazı valiliklerin bu maddeye dayanarak
aldıkları birbirini takip eden 12 yasaklama kararı ile o ilde bütün yıl boyunca yasak uygulanabilmektedir.
Her iki madde de AİHS’in 11.
Maddesi’nin ikinci fıkrasındaki sınırlamanın temel koşulunu demokratik
Devletin barışçıl toplantıları kolaylaşbir toplum için gerekliliği şartını kartırma ve koruma konusundaki pozitif
şılamamaktadır. AİHM, içtihadını deyükümlülüğü; bu özgürlüğün pratikmokratik toplumda gereklilik üzerine
te kullanılmasını ve gereksiz bürokratik
kurmuş ve denetimi bunun üzerinden
engellere tabi olmamasını sağlamak için
gerçekleştirmektedir. AİHM tarafınyeterli mekanizma ve prosedürleri tesis
dan “kamu düzeni ve güvenliğini tehdit
etmek devletin temel sorumluluğudur.
eden somut bir olgu olması durumunDevlet özellikle kamusal toplantıların düda” dahi alınan tedbirin gerekli, elverişzenleyicilerin tercih ettiği yerde yapılmali ve söz konusu tehdit ile orantılı olup
sını kolaylaştırmalı ve korumalıdır; ayrıca,
olmadığı denetlenir. Ayrıca devletlerin
düzenlenecek toplantıların duyurulması
barışçıl gösterilere müdahale etmeme
için bilgi yayma çabalarının da engellennegatif yükümlülüğünün yanında bamemesini sağlamalıdır.
rışçıl gösterilerin gerçekleştirilebilmesi
(Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
için gerekli tedbirleri alma pozitif yü[AGİT], Barışçıl Toplantı Özgürlüğü İle İlgili
kümlülüğü de vardır.
Rehber İlkeler)
Kanun gerek çocuklar ve yabancıların hakları gerekse mekânsal
10