tavsiyelerde bulunmak, avukatların temel hak ve yükümlülükleri. Bu hak ve
yükümlülükler, ulusal ve uluslararası hukukla güvence altında. Bu bakımdan
avukatlar, mesleklerini ve savunma stratejilerini icra etmeleri nedeniyle
kriminalize edilemez.
■ Ceza yargılamasında bir suç işlenip işlenmediği, işlendiyse kim tarafından
nerede, nasıl ve ne şekilde işlendiğinin somutlaştırılması esastır. Avukatların
müvekkilleriyle özdeşleştirilmesi, hiçbir somut delil ve makul şüphe olmadan
savunmanın “terör suçları” ile ilişkilendirilerek susturulması kabul edilemez.
Soruşturma ve kovuşturmanın çeşitli aşamalarında dava dosyasına
erişiminin engellenmesi, avukatların yargılama sürecinin dışına itilmesi,
tutuklu veya hükümlü müvekkilleriyle gizli ve özel görüşme yapma
haklarının sınırlandırılması, sorgulamalarda bilgi ve belgelere ulaşmada
iddia ve savunmaya eşit davranılmaması, gizli tanık dinleme usulleri gibi adil
yargılanma hakkını ihlal eden, savunmanın çalışmalarına yapılan müdahaleler,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 5. ve 6. maddeleri119 BM Medeni ve
Siyasi Haklar Sözleşmesi (BMMSHS) 14. maddesi120 ve BM’nin Avukatların
Rolüne Dair Temel İlkeleri’nde121 belirtilen prensiplere uygun olarak çözülmeli.
Bunun ışığında, şu tavsiyelerde bulunuyoruz:
■ Venedik Komisyonu’nun Ekim 2020’de yayınladığı görüşü ışığında,
1969 tarihli Avukatlık Kanunu’nda yapılan, hukuk mesleğinin daha fazla
siyasallaşmasına yol açabilecek 2020 değişiklikleri iptal edilmeli ve avukatlar
topluluğunun tartışmalara anlamlı bir şekilde katılabilmesini sağlayacak
alternatif çözümler uygulanmalı; ve
■ Terörle Mücadele mevzuatı, hukukun istismarına izin veren muğlak niteliği
yerini yasal kesinliğe bırakacak şekilde, uluslararası hukuka uygun olarak
değiştirilmeli ve uygulanmalıdır.
■ OHAL kararnameleri, CMK, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanun ile getirilen yasal düzenlemeler uluslararası standartlarının
gerekliliklerine uygun hale getirilmelidir. Avukatların mesleklerini etkili
bir şekilde yürütmelerinin önündeki bütün yasal ve uygulamadan kaynaklı
engeller kaldırılmalı; kolluk kuvvetleri ve iddia makamlarının bu konuda
sorumlu davranması sağlanmalıdır. Avukatların savunma görevini yerine
getirme şekli nedeniyle keyfi olarak gözaltına alınarak, tutuklanarak veya
cezalandırılarak kriminalize edilmesine, kötü muameleye tabi tutulmasına ve
barolara yapılan müdahalelere son verilmeli;
119 Bkz. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,
değiştirilmiş haliyle) “Özgürlük ve Güvenlik Hakkı”na ilişkin 5. maddesi ile “Adil Yargılanma Hakkı”na ilişkin 6. maddesi:
https://www.echr.coe.int/Documents/Convention_TUR.pdf
120 Bkz. Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin “Adil Yargılanma Hakkı”na ilişkin 14. maddesi (Sözleşme
16 Aralık 1966 tarihinde kabul edilip 23 Mart 1976 tarihinde yürürlüğe girmiştir): https://www.tbmm.gov.tr/komisyon/
insanhaklari/pdf01/53-73.pdf
121 BM’nin Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeleri, bağımsız avukatların yardımına ulaşma hakkının temel yönlerine
ilişkin uluslararası normların kısa bir tanımını sunmaktadır. Temel İlkeler, 7 Eylül 1990 tarihinde Küba’nın Havana
kentinde toplanan Suçun Önlenmesi ve Suçluların Islahı Üzerine 8. Birleşmiş Milletler Kongresi’nde oybirliğiyle kabul
edilmiştir. Daha sonra, BM Genel Kurulu, Temel İlkeleri, 18 Aralık 1990 tarihinde hem Üçüncü Komite oturumunda hem de
Genel Kurul’da oylama yapılmaksızın kabul edilen “Adaletin yönetiminde insan hakları” başlıklı karar ile “memnuniyetle
karşılamıştır” [BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği; Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler, Suçun Önlenmesi ve
Suçluların Islahı Üzerine 8. BM Kongresi (07 Aralık 1990)]: http://www.ankarabarosu.org.tr/merkezler/pdf/1.%20
Havana%20Kurallar%C4%B1.pdf
56
S AV U N M A S I Z YA R G I
SONUÇ
57