Venedik Komisyonunun Ayrımcılıkla Mücadele Yaklaşımı
tercihe şayan. Çevrildiği zaman Türkiye’deki çalışmalar açısından da
önemli bir kriter olabilir, ülkenin durumunu kanaatler yerine bilgiyle
tespit edebilme imkânımız olur.
Venedik Komisyonu açısından önemli diğer bir nokta, temel hak ve
özgürlüklerin korunmasıdır. Ama bu yetmez. Temel hak ve özgürlüklerin korunması ile birlikte toplumdaki tüm farklılıkların özgürlüklerini kullanmak suretiyle demokratik işleyişe katılmaları konusundaki
amacı ve çabası, Venedik Komisyonu’nu AİHM’den ayıran en önemli
özellik. Venedik Komisyonu bireysel başvuru üzerine hareket etmiyor,
onu harekete geçirecek organlar sınırlıdır. Avrupa Konseyi Bakanlar
Kurulu, Venedik Komisyonu’nu çalışmaya itebilir, rapor hazırlamasını
isteyebilir. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi aynı şekilde talepte bulunabilir. Parlamenter Meclisi’nin dışında monitoring yani izleme
faaliyetini yürüten Komite de Venedik Komisyonu’ndan görüş isteyebilir, bir raporlama yapmasını talep edebilir. Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi vardır, yerel yönetimler açısından önemli bir organ.
Onun talebi üzerine raporlamalar yapabilir. Tabii ki üye devletlerin
kendileri de talep edebilir. Burada Türkiye ile ilgili değinide bulunmak
gerekiyor. 2011 yılında iki defa 2004 yılında bir defa olmak üzere Türkiye şu ana kadar sadece üç defa Venedik Komisyonu’ndan raporlama
istemiştir. Birincisi Anayasa Mahkemesi eski başkanlarından Mustafa
Bumin döneminde, 2004 yılında bireysel başvuru ile ilgili bir Anayasa değişikliği taslağı hazırlığı vardı. Bu taslağın Venedik Komisyonu
tarafından incelenmesi ve görüş verilmesi istendi, Komisyon raporu
hazırladı, sundu. Ama o Anayasa değişikliği Türkiye’de yüksek yargını direnişi ile karşılaştığı için, maalesef hayata geçirilemedi. İkinci ve
üçüncüsü ise Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in talebi üzerine gerçekleşti. HSYK Kanunu ile 2010 Anayasa değişikliklerinin hayata geçmesi ve
uyumlaştırılması ile ilgiliydi. Venedik Komisyonu orada iki tane daha
rapor verdi. Onun dışında Venedik Komisyonu’nun kuruluşundan beri
üye olan ve en fazla Komisyon ile işbirliği içinde olması gereken Türkiye, herhangi bir rapor istemedi. Kuşkusuz Venedik Komisyonu Türkiye ilgili pek çok rapor hazırladı, ama bu raporların tümü, Avrupa
Konseyi Parlamenterler Meclisi İzleme Komitesi veya Yerel ve Bölgesel
Yönetimler Kongresi’nin talebi üzerine gerçekleşti. Türkiye bu rapor209